|
Ukrayna ve Rusya arasındaki gaz krizine çözüm bulunmaması yüzünden,
Gazprom'un Avrupa ve Türkiye'ye gönderdiği gazın miktarının alternatif
hatlardaki kapasite artırımına rağmen yüzde 50'den fazla düştüğü
bildirildi
Temaslarda bulunmak için Berlin'e giden
Gazprom Başkan Yardımcısı Aleksandır Medvedev, Reuters haber ajansına
yaptığı açıklamada, Türkiye ve Avrupa'ya gönderilen günlük gaz
miktarının 430 milyon metreküpten 200 milyon metreküp seviyesine kadar
indiğini söyledi.
Ukrayna üzerinden gaz gönderemediklerini ifade
eden Medvedev, Ukrayna bizim gaz göndermediğimizi söylüyor ama onlar
tüm boru hatlarını ve pompalama istasyonlarını kapattıktan sonra gaz
göndermek için fiziki bir kapasitemiz kalmadı dedi.
Gazprom, kış
aylarında Ukrayna üzerindeki hatlardan 300, Yamal-Avrupa hattından
80-90 ve Mavi Akım üzerinden 35-40 milyon metreküp gaz gönderiyordu.
Alternatif hatlardan Türkiye ve Avrupa'ya gönderdikleri gaz miktarını
artırdıklarını ifade eden Medvedev, Yamal-Avrupa ve gaz depoları
sayesinde 150 milyon metreküplük bir gaz sağlayabiliyoruz ve bugün
sonunda başka depolardaki stoklarla birlikte bu oranı yüzde 10 oranında
artırabilmeyi umuyoruz diye konuştu.
Medvedev, Karadeniz
altından Türkiye'ye bağlanan Mavi Akım boru hattının tam kapasite
çalışarak günde 48 milyon metreküp gaz pompalandığını belirterek,
Rusya'nın Ukrayna üzerinden hala günlük 40 milyon metreküp gaz
gönderdiğini ancak, Ukrayna'nın bu gazı Avrupa'ya göndermediğini
söyledi. Gazprom Başkanı Aleksiy Miller ile birlikte yarın Brüksel'e
geçebileceklerini ifade eden Medvedev, Burada Avrupa Komisyonu ve
Avrupa Parlamentosu'nda üst düzey görüşmelerde bulunacağız diye konuştu.
Ukrayna'nın
görüşmelere 8 Ocak'ta hazır olduğu yolundaki açıklamasının
hatırlatılması üzerine Medvedev, Ukraynalı yetkililerin son 2 günde
kendisiyle hiçbir temas kurmadığını ve yarın böyle bir görüşme
yapılacağının farkında olmadığını kaydetti.
Naftogaz Başkanı
Oleh Dubina, daha önce yaptığı açıklamada, yarın Moskova'ya geçeceğini
belirtmişti. Gazprom Başkanı Miller da Reuters'a yaptığı açıklamada
Dubina ile yarın sabah Moskova'da görüşeceğini teyit etmişti.
Borular hasar ihtimali
Medvedev,
Berlin'de düzenlediği basın toplantısında da Naftogaz ile görüşmelerin
kilitleyen en önemli konulardan birinin Kiev'de siyasi gerginlik
olduğuna inandığını belirterek, Ukrayna'daki siyasi kriz nedeniyle
Naftogaz'ın bizimle müzakereleri yürütmek için tam bir yetkisinin
olmadığı görülüyor. Başbakan Yulya Timoşenko ve Devlet Başkanı Viktor
Yuşçenko'nun bu konuda ortak bir pozisyonları yok. Ukrayna halkı da
liderlerinin ne yaptığı anlamıyor gibi görünüyor. (Timoşenko ve
Yuşçenko) Rusya ve Avrupa'yı sorumsuz davranışlarının tutsağı haline
getirdiler dedi.
Borulardan gaz işleminin devam edebilmesi için
sürekli gaz akışı olması gerektiği ve hava sıcaklığının sıfırın altında
olduğu yerlerde borularda oluşabilecek olası hasarların gaz akışını
yavaşlatabileceğini ifade eden Medvedev, boruların kapatılması yüzünden
sistemin hasar görmemesi halinde Ukrayna üzerinde gaz verme işleminin
12-24 saat içinde yeniden başlatılabileceğini vurguladı.
Türkiye tedbir alıyor
Rusya'nın
batı hattından doğalgaz sevkıyatının kesilmesinin ardından Avrupa'da da
doğalgaz arzına dönük endişeler artıyor. Daha önceki yıllardan benzer
tecrübeleri olan Türkiye, sıkıntıdan en az şekilde etkilenmek için
gerekli tedbirleri alıyor.
Bu kapsamda Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı ilk önce doğalgazla çalışan santrallerin ikincil yakıtlara
geçmesi talimatını verirken, arzda sorunun devam etmesi durumunda ise
BOTAŞ'ın öncelikle kesintili tarifeden gaz alan otoprodüktörlerin
(kendi elektriğini üretenler) gazı kesilecek.
Sorunun
çözülememesi halinde kesinti diğer sanayicilere yansıtılacak. Konut
abonelerine ise sıkıntının yansıtılmaması hedefleniyor.
Mevcut
durumda, Batı hattından gelen gazın kesilmesiyle Mavi Akım'dan gelen
gaz miktarı 40 milyon metreküpten 48 milyon metreküpe çıkarılırken, bu
ancak 8 milyon metreküplük bir telafi sağlıyor. İran'dan ise mevcut
durumda 15 milyon metreküp doğalgaz arzı sağlanıyor.
İran'dan
daha önce günlük yaklaşık 28 milyon metreküplük doğalgaz alındığı
dikkate alındığında bu rakam, önceki yıllarda kış koşullarının
ağırlaşması nedeniyle gaz akışını kesen İran'dan, az da olsa gaz
gelmesi açısından önem taşıyor. Azerbaycan'dan ise yaklaşık günlük 17
milyon metreküp gaz geliyor.
Batı hattından Türkiye'ye 35 milyon metreküp doğalgaz gelirken, bu rakam önce 32'ye, sonra 17'ye düştü, dün itibarıyla kesildi.
BOTAŞ'ın
kontrata bağladığı doğalgaz ithalatı ise yıllık, Mavi Akım hattından 16
milyar metreküp, Batı hattından 14 milyar metreküp, İran'dan 10 milyar
metreküp, Azerbaycan'dan 6,6 milyar metreküp. LNG ithalatında ise
kontrata bağlanan rakam Nijerya'dan 1,2 milyar metreküp, Cezayir'den 4
milyar metreküp.
LNG gemileri yine kurtarıcı olacak
Marmara
Ereğlisi ve Aliağa'daki LNG terminallerine sıvılaştırılmış doğalgaz
getirecek gemilerle de sisteme takviye sağlanacak. Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, dün yaptığı açıklamada, bu ay 6 gemi
birden geleceğini, bu konuda bağlantıların yapıldığını gerekirse bu
sayının artacağını söylemişti.
Toplam kapasitesi 1,6 milyar
metreküp olan Silivri Yeraltı Doğalgaz deposunda da devreye girmesiyle
depodan yaklaşık 15-16 milyon metreküp günlük çekiş yapılıyor, günlük
kapasitenin artırılmasına dönük çalışmalar ise devam
ediyor.
Türkiye ve AB, Ukrayna üzerinde baskı yapmalı
Enerji
Uzmanı Necdet Pamir de doğalgaz arzındaki son duruma ilişkin yaptığı
değerlendirmede, Türkiye'nin doğalgazda dışa bağımlı olduğunu
belirterek, diğer ülkelerde olduğu gibi yeterli doğalgaz deposunun
kurulamamasının doğalgaz kesintilerinin yaşandığı dönemlerde sıkıntı
yarattığını söyledi.
Doğalgazda en ufak bir kesintinin bile
ikamesinin Türkiye'de sınırlı olduğuna işaret eden Pamir, kesintinin
mavi akım üzerinden gelen doğalgaz miktarının artırılması, santrallerde
ikincil yakıta geçilmesi, spot piyasadan LNG gemilerinin getirilmesi
gibi yöntemlerle telafi edildiğini anımsattı.
İran'ın doğalgaz
arz miktarını artırabileceğine dönük iyi niyet girişimini de hatırlatan
Pamir, ancak İran'ın da önceki yıllarda olduğu gibi kış koşullarına
bağlı olarak gazı kesebileceğini, böyle bir durumda daha büyük sıkıntı
yaşanabileceğini kaydetti.
Ukrayna-Rusya arasındaki gaz
sıkıntısının daha önceden sinyallerini verdiğini belirten Pamir,
Sonuçta bu kesintinin Türkiye'ye maliyeti var. Santrallerde ikincil
yakıtlara geçilmesi de, spot piyasadan pahalı LNG alınması da bize bir
maliyet. Bunu neden Türkiye ödesin? Türkiye ve AB sorunun çözülmesi
noktasında Ukrayna üzerinde baskı yapmalı. Şu anda duygusallık bir
tarafa bırakılmalı ve devlet derhal üst düzeyde temasa geçerek, sorunun
çözülmesi noktasında kararlılığını göstermeli dedi.
İkincil yakıtlar elektrik maliyetlerini artırır
Öte
yandan Elektrik Üreticileri Derneği Başkanı Önder Karaduman da,
doğalgaz sıkıntısının yaşanmasının ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı'ndan kendilerine ikincil yakıtlara geçme talimatının
geldiğini hatırlatırken, petrolün türevleri olan nafta ve fuel-oil
kullanımı ile ikincil yakıtların elektrik maliyetlerini
artırabileceğini söyledi.
Bunun yaklaşık yüzde 20 oranında bir
maliyet artışına neden olabileceğine işaret eden Karaduman, Ancak bu
elektrik fiyatlarına nasıl yansır, bunu bilmek mümkün değil, çünkü DUY
sistemi bir havuz. O havuza hidrolik dahil bütün fiyatlar veriliyor
orada paçallanıyor dedi.
Türkiye'nin daha önceki yıllarda
doğalgaz arzında sıkıntılar yaşadığını belirten Karaduman, bu güne
kadar bir depolama kapasitesinin oluştuğunu ancak bir an önce depolama
tesislerinin kurulması gerektiğini vurguladı.
Rusya ile Ukrayna
arasındaki anlaşmazlık sonrasındaki kesintinin Türkiye açısından bir
fırsat olarak değerlendirebileceğine de dikkati çeken Karaduman,
Türkiye üzerinden Avrupa'ya giden alternatif bir hat oluşturmanın
mümkün olabileceğini bu kapsamda Nabucco projesinin de
canlanabileceğini kaydetti
|