| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar arşiv 02.2009 Other entries in 2009-02 resimler , videolar

IMF’siz idare edebilir miyiz?++

Tarih 09 Şubat 2009, 22:08. 0 fav. Yazan buzmavisi45.  
Etiket: bigpara, borsa, ekonomi haberleri, hisse, hisse senedi, hisse yorum, teknik analiz

IMF’siz idare edebilir miyiz?

Milliyet gazetesi yazarı Hurşit Güneş küresel krizi ve IMF görüşmelerini değerlendirdi.

İşte Güneş'in yazısı...


Ekim ayından bu yana tüm dünya krizde. Artık küresel nitelikli bu krizin Türkiye’yi fazlasıyla vurduğu hissediliyor.

Hemen belirtelim; IMF’nin son tahminlerine göre Türkiye ekonomisi bu yıl yüzde 1.5 küçülecek. Öylesine ki, bu krizin merkez üssü ABD ekonomisinin daralma oranıyla aynı düzeyde. Demek ki, Türkiye ekonomisi bu depremin merkez üssü kadar olumsuz etkilenecek.

Bu durumun nedeni artık biliniyor: büyük boyuttaki cari açık ve birikmiş özel kesim borçları bu kez finanse edilemeyecek görünüyor. Çünkü Batı’daki bankacılık sistemi de artık zorda. Kimsenin kimseye yardım edecek mecali yok. İşte IMF’ye ihtiyaç da bu nedenle ortaya çıkıyor.

Kasım ayından bu yana IMF ile anlaşma tartışılıyor. İşadamları ve bürokrasi bu borçlanmanın kaçınılmaz olduğu görüşünde. Fakat bir türlü anlaşma sağlanmış değil. Bunun nedeni konusunda ise tam bir netlik yok. Bir söylentiye göre, IMF emeklilerden vergi alınmasını istemiş. Hükümet de buna razı olmamış. Tek gerekçe buysa bu rahatlıkla aşılır, anlaşma sağlanırdı. Peki, asıl neden ne?

IMF’nin bütçe itirazı


Temel olarak IMF’nin yüzde 4, hatta daha düşük bir büyüme oranına göre düzenlenmiş bir bütçeyi onaylamadığı sanılıyor. Kaldı ki, IMF’nin emeklilerden vergi istemesini de kamuoyuna servis edenin hükümetin kendisi olduğunu sanıyoruz. “Zordaki emekliyi koruduk” diyecekler. Tabii seçimlere kadar. Bize kalırsa aslında hükümet seçimlere kadar mali disiplin uygulamak istemiyor.

IMF’nin katı bir mali disiplin istemesinin elbette bir mantığı var. IMF kronik olarak dış açık veren bir ülkeye borç para verdiğinde, tasarruf oranının yükseltilmesini, yani tüketimin daraltılmasını ister. Bu da faizleri yukarı çekerek, ya da sıkı mali disiplinle elde edilebilir. Fakat iç borcun yüksek olduğu bir ülkede faizlerin yukarı çekilmesi aksine tasarruf oranını azaltabilir. Çünkü devletin borç yükü artabilir. Bu nedenle tek seçenek olarak mali disiplin kalıyor.

IMF’siz de olur


Peki, IMF’siz olmaz mı? Yani mali disiplinden ödün vererek iç talep canlandırılsa krizden çıkış daha kolay olmaz mı? Elbette olabilir. Öte yandan, Dünya Bankası eski Başkan Yardımcısı Nobel ödüllü Joseph Stiglitz, “IMF’nin uygun olmayan bir reçetesi uygulanacaksa, hiç olmasın daha iyi” diyor. Buna da katılıyoruz.

Ancak Stiglitz neyin uygun neyin olmadığını net olarak belirtmiyor. Tekrarla belirtelim, bir taraftan IMF parası alıp, diğer taraftan iç talebin canlandırılması yoluna gidilecekse, bu çok hatalı olur. Türkiye ileride yine krizlere gebe olur. TL’nin değerlenmesine izin verilmemeli, bütçede yatırımlar yeniden düzenlenerek ihracatın önü açılmalıdır. Limanlar, demiryolları, vb altyapı harcamaları, hepsinden öte ithalat gerektirmeyen enerji yatırımları hızlandırılmalıdır...

Son söz: IMF olmazsa 2009 çok zor geçer. Ama doğru politikalar uygulanırsa ilerisi kolay olabilir. IMF ile beraber yine yanlış politikalar uygulanırsa 2009 biraz rahat geçer ama, diğer yıllar hep zor geçer.

0 yorum.

PİYASALARDA BUGÜN!!

Tarih 07 Şubat 2009, 18:21. 0 fav. Yazan buzmavisi45.  
Etiket: altın, dolar, euro, imkb

İMKB 3,73%
26.735 961
     
USD -0,37%
1,6100 -0,0060
     
EURO 0,10%
2,0830 0,0020
     
ALTIN -0,54%
46,81 -0,2556

0 yorum.

`IMF ile anlaşmanın Türkiye`ye faydası yok`

Tarih 07 Şubat 2009, 18:20. 0 fav. Yazan buzmavisi45.  
Etiket: bigpara, borsa, ekonomi haberleri, hisse, hisse senedi, hisse yorum, teknik analiz

`IMF ile anlaşmanın Türkiye`ye faydası yok`

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali  Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı ve eski Devlet Bakanı Masum Türker, “IMF ile yapılmak istenen anlaşmanın şu anda Türkiye'ye bir faydası yok” dedi.

AA

Türker, Gaziantep Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasınca düzenlenen “Küresel Krizden Çıkış Yolları” konulu konferansta, son yaşanan küresel krizin, 2000 yılındaki krizin devamı olduğunu ve 2000 yılı krizinin üstünün örtüldüğünü, faturanın gelişmekte olan ülkelere yazıldığını belirtti.

Türev piyasalarındaki gelişmelerin küresel krizi çıkardığını ifade eden Türker, Türkiye'de işsizlik fonunun yalnızca devlet tahviline yatırılması ve bireysel emeklilik fonlarının yurt dışı fonlara yatırılmasının yasak olmasının krizde en önemli iki şansı olduğunu söyledi.

ABD'nin 12 trilyon 250 milyar dolarla dünyada en fazla dış borcu bulunan ülke olduğuna, bunu İngiltere, Almanya ve Fransa'nın izlediğine dikkat çeken Türker, Türkiye'nin şu anda 247,1 milyar dolar dış borçla dünyada 23. sırada yer aldığını bildirdi.

“IMF İLE NAKİT PARA GELMİYOR”

Türker, şöyle devam etti:

“Bu borç durumuna göre, emeklilik sigorta fonlarında da tedbir aldığımıza göre acaba IMF ile anlaşma yapılırsa Türkiye kurtulacak mı? Bir kere IMF ile anlaşmadan dolayı nakit para gelip cebimize girmiyor. IMF'in bize nakit para verme dönemi yalnızca Kemal Derviş'e verilen 10 milyar dolardır. Onun bir kısmı da benim zamanımda gelmişti. Bunun dışında IMF nakit para vermez. Para birimi, özel çekim hakkıdır (SDR).

Bizim finans kesimine dayalı işadamlarımız, IMF'teki parayı niye çok istiyorlar; IMF ile anlaşınca artık kanunları parlamenterler değil IMF'in dayatması yapıyor. Dolayısıyla IMF ile kim dayatacaksa, egemen güçler ne istiyorsa o oluşturulacak. IMF ile yapılmak istenen anlaşmanın şu anda Türkiye'ye bir faydası yok.”

“BATACAK ŞİRKETLER İÇİN ÖZEL FON KURULMALI”

Türkiye'nin krizden çıkması için çözüm önerilerini açıklayan Türker, bunun iki çaresi olduğunu ifade etti. Türker, “devlet zor durumda kalan iş, yatırım ve nakit üreten ulusal şirketlerin kurtarılması için özel bir fon kurmalı. Şirket batmak üzereyse, devlet bunu fonlamalıdır” dedi.

Finans fonksiyonu taşıyan kuruluşlara el koyup kapatmak yerine, ortak olması gerektiğini söyleyen Türker, Türkiye'de 2001 yılında kapatılan 52 bankanın kapatılmaması gerektiğini belirtirken, “o zaman 16 milyar konulup bankalara ortak olsak, bu bankalar çalışacaktı. Ama, o proje Türkiye'ye 55 milyara mal oldu. Bugün aynı hatayı yapmamalıyız” dedi.

Masum Türker, Türkiye'de bankaların yüzde 60'ının yabancıların elinde olduğuna da dikkati çekti.

“ÜLKE KREDİSİ İLE İHRACATÇILAR YENİDEN ÇIKIŞ YAPAR”

İhracatın artırılabilmesi için Türkiye'nin “ülke kredisi sistemini” kullanması, ancak bunun sadece bir grubu verilmemesi gerektiğini ifade eden Türker, “ülke kredisi, ihracatçıların yeniden çıkış yapmasını sağlar” diye konuştu.

İşsizliğe karşı alınacak tek tedbirin tüketimi hızlandırmak olduğunu vurgulayan Masum Türker, kendisinin bakanlık yaptığı dönemde, IMF'in karşı çıkmasına rağmen tüketime artırmak için memura fazla maaş verdiğini, köylülere para dağıttığını ve daha sonra IMF'in bu uygulamayı haklı bulduğunu kaydetti. Türker, “devletin gelirler politikasından önce, şahısların gelirler politikası desteklenmeli. Memura, emekliye fazla maaş vermeli” dedi.

0 yorum.

bölüm izle - kavak yelleri dizisi izle